22 Ocak 2010 Cuma günü sendika binasında; 20 Ocak 2010 günü Atatürk İlköğretim Okulu önünde yapılan basın açıklaması ile ilgili olarak açılan soruşturmalara ve Eğitim Sen'e yapılan suçlamalara karşı basın toplantısı yapıldı.
BASINA VE KAMUOYUNA
22.01.2010
Atatürk İlköğretim Okulu bahçesine okuldan tamamen bağımsız şekilde yapımına başlanan ve halen okulda eğitim-öğretim yapan 1700 öğrencinin oyun ve yaşam alanlarını daraltacak olan binanın pedagojik açıdan uygun olmadığını, okulun öğrencilerinin gelişimini olumsuz yönde etkileyeceğini, bu alanın spor ve oyun alanı olarak kullanılmasının uygun olacağını düşünen bizler, zemin etütleri yapılırken 25 haziran 2009 tarihinde konuyu basın aracılığıyla kamuoyu ile paylaşarak bu işin takipçisi olacağımızı söylemiş, ve yetkileri uyarmıştık. Ancak aradan 7 ay geçmesine rağmen yetkililer anaokulu yapmak için başka bir arsa üretmek yerine, hazırda bulunan okul bahçesine bina yaparak öğrencilerin kullanması gereken alanı daraltma yoluna gitmişlerdir. Yetkililerin bu ısrarını anlamak mümkün değildir.
Türkiye’de okullaşma oranı düşüktür. Elbette okul öncesi eğitimin zorunlu olması önemlidir. Yeni okullar yapılmalıdır. Yeni okullar yaparken mevcut okulların bahçelerini daraltmanın doğru olmadığını da kafamızın bir kenarına yerleştirmeliyiz. Yeni arsalar üreterek okullarımızı oralara yapmalıyız. Ayrıca okulların bahçelerini ticarethane mantığı ile kullanmamalıyız. Yani okul bahçelerini ücretli otopark olarak kullanmamalıyız. Okul bahçelerini daraltarak umuma açık paralı halı saha olarak da kullanmamalıyız.
Daha önce buna benzer uygulamalar oldu. 23 Nisan İlköğretim Okulunun bahçesi de daraltılarak eğitim öğretime açılmıştır. Küçük bir ilçe nüfusuna yakın öğrenciyi barındıran okul da eğitim-öğretim gören öğrenciler oyun alanları daraltıldığı için halen bir çok sorun yaşamaya devam ediyorlar. Aynı anda teneffüse çıkan öğrenciler bırakın oyun oynamayı bahçede yürümekte zorlanıyorlar.
Bu amaçla 20 Ocak 2010 Çarşamba günü saat 12.30 ‘da Eğitim sen Samsun Şubesi olarak Atatürk İlköğretim Okulu önünde basın açıklaması yaptık. Maalesef bazı yazılı ve görsel basında haberlerin çarpıtılarak verildiğini, zorlama yorumların yapıldığını üzülerek izledik. Basın açıklamamızdan önce inşaat sahasına giren bazı öğrencilerin bir iş makinesinin camına taş atması olayını reyting ve popülist amaçlı bir yaklaşımla gündeme ve manşetlere taşımasını üzülerek izledik. Sanki öğrencileri Eğitim sen ve öğretmenler yönlendirmiş gibi olay kamuoyuna sunulmaya çalışıldı. Hiçbir basın ve yayın kuruluşu o inşaattan sorumlu olanların güvenlik önemleri almayışlarını sorgulama zahmetinde bulunmadığını gördük. Öğrencilerin öğle arası saatinde inşaat alanına girebilecekleri, inşaat görevlileri tarafından hiç düşünülmemiştir. Bize göre iş makinesinin camının kırılmasının sorumlusu, inşaat güvenliği almayan inşaat şirketi ve görevlileridir. Ayrıca ders saatinde inşaat çalışması yapmak, o araçların çocukların gözü önünde kazı yapması hangi mantıkla izah edilebilir.
Taş atılmasını, cam kırılmasını biz de tasvip etmiyoruz. Çocukça yapılmış olarak kabul ediyoruz. Öğretmenlerimizin bu konu ile ilgili sınıflarında eğitici açıklamalarını yaptığı biliyorum. Çocukların müfettişler tarafından bu karne gününde gruplar halinde sorgulanmasını da doğru bulmuyoruz. Bunu yapan müfettişlerin hangi pedagoji ile açıklayacaklarını merak ediyorum. Okul çalışanlarının ifadelerinin alınmasını da doğru bulmuyoruz.
Bazı köşe yazarlarımızın ve yorumcularımızın muhalif sendika yorumlarını yapmalarını anlamak mümkün değildir. Sendikalar muhalif örgütlerdir. Tabi muhalif olmayan iktidar yandaşı olan sendikalar da mevcuttur. Onlar her zaman yanlış uygulamaların karşısında olmaları gerekirken asli görevlerini yaparlar. Eğitim Sen’in vermiş olduğu mücadelenin karşısında olurlar. Yaşanan olayı Güneydoğu ile özdeşleştirmeye kalkışan bu arkadaşların tutumlarını kınıyorum.
İlkadım İlçe Kaymakamı’nın basına verdiği beyanatta öğrencilerin öğlen arası çıkışıyla birlikte zamanlandırılan ve bazı çevrelerce yönlendirildiğini, öğrencilerin bizzat dahil edilmeye çalışılmasını esefle karşılayarak bizi hedef göstermiştir. Biz de kaymakamın bu tutumunu esefle karşılıyoruz.
Eğitim Sen olarak bu olayın hem örgütsel hem de hukuksal takipçisi olacağımızı buradan bir kez daha ifade etmek istiyoruz. 20 Ocak 2010 Çarşamba günü Atatürk İlköğretim Okulu önünde yaptığımız basın açıklamamızın niyet okuyarak zorlama yorumlarla başka yerlere çekilmesini doğru bulmadığımızı, olayın bu anlamda değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.