’Gerekirse Hukuku Dolanırız’ Diyen YÖK Başkanı, AKP’nin Üniversiteler Üzerindeki Siyasi Projesine Bağlılığını Bir Kere Daha İtiraf Etmiştir -
Eğitim Sen Genel Başkanı Zübeyde Kılıç’ın “’Gerekirse Hukuku Dolanırız’ Diyen YÖK Başkanı, AKP’nin Üniversiteler Üzerindeki Siyasi Projesine Bağlılığını Bir Kere Daha İtiraf Etmiştir” başlıklı basın açıklaması metnidir.
Bilindiği üzere geçtiğimiz günlerde imam hatip liselerinin de aralarında bulunduğu meslek liselilere üniversiteye girişte katsayı farkını kaldıran kararın yürütmesinin durdurulmasına YÖK’ün yaptığı itirazın Danıştay tarafından reddedilmesinin ardından YÖK, yeni katsayıları belirlemiştir. YÖK Genel Kurulu’nda alınan karar gereği daha önce 0.3 - 0.8 olan katsayı farkında makas daraltılarak, kendi alanında tercih yapanlara 0.15, alan dışında ise 0.13 oranında katsayı uygulanmasına karar verilmiştir. Böylece katsayı farkı binde 2’ye indirilmiş ve üniversite sınavında puan türüne göre ilk 1000’e giren adaylar farklı katsayı uygulaması ile karşılaşmaması yine YÖK tarafından kararlaştırılmıştır.
Hatırlanacağı gibi YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan, Danıştay’ın iptal kararının ardından “gerekirse hukuku dolanırız” yönünde bir açıklamada bulunarak, işgal ettiği mevkideki sorumluluğunun siyasi olduğunu bir kere daha itiraf etmiş ve bu amaç için hukuk dışı yöntemlere başvurulmasından kaçınılmayacağını da açığa vurmuştur. Bu açıklama, Yusuf Ziya Özcan’ın AKP’nin üniversiteler üzerinden yürütmeyi amaçladığı projedeki yerini gözler önüne sermesi bakımından tarihe düşülmüş önemli bir nottur.
Bileşenleri tamamen değişen ve eski anti-demokratik üniversite sisteminin yerine yeni bir anti-demokratik, otoriter üniversite sistemini piyasacı-gerici yönde kurmanın aracı olarak işleyen YÖK’ün bu kararı, eşitsizlikleri ortadan kaldırmadığı gibi, yap-boz tahtasına dönen sınav sistemi sayesinde eğitim sisteminin de baştan aşağıya değiştirilmesi gerektiği düşüncesini pekiştirmektedir. Bu noktada Eğitim Sen olarak, her fırsatta ifade ettiğimiz bir gerçeği tekrar ifade etmekte yarar görmekteyiz.
Bilindiği gibi farklı katsayı uygulamasının kaldırılmasını savunan çevreler bunu bir haksızlığın giderilmesi, eşitliğin sağlanması, meslek liselerinin önünün açılması olarak sunarken; bu uygulamanın devamından yana olanlar herkese üniversiteye giriş sınavında aynı katsayı uygulanmasının eşitsizlik yaratacağını ileri sürmektedirler. Oysaki eğitim eşitsizlikleri katsayı tartışmasına indirgenemez. Meslekî ve teknik eğitimin artık içinden çıkılamaz hale gelmiş sorunları masaya yatırılmadan; sınıfsal, bölgesel, cinsel bir dolu eşitsizliğin hem sonucu hem de nedeni olmasına rağmen milyonların umudu haline getirilmiş sınav sistemi sorgulanmadan katsayı uygulamasında değişiklik yapılarak eğitim eşitsizliklerine gerçekçi çözümler üretebilmek mümkün değildir. Bu bakımdan yükseköğretimde piyasalaşmaya/ticarileşmeye hız vererek eğitim eşitsizliklerini derinleştiren YÖK’ün farklı katsayı uygulamasına son vererek eşitliği sağlamış olduğu yönündeki iddiası bir yanılsamadan ibarettir. Dolayısıyla sorun katsayı sorunu değil, iktidar sahiplerinin üniversiteye yönelik politikalarının bir aracı olarak özerk-demokratik üniversitenin ve özgür bilimin önündeki en büyük engel konumundaki YÖK ve onun tarafından yap-boz tahtası haline getirilmiş sınav sistemidir.
Bu anlamda Eğitim Sen olarak, hükümetin yükseköğretim üzerindeki vesayetçi elini bir an önce çekmesini ve “gerekirse hukuku dolanırız” diyerek hukuksuzluğu öne çıkaran YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan’ın bir an önce istifa etmesini talep ediyoruz.