Üniversitelerde Gerici-Faşist Baskılar Artmakta, Öğrencilerin Yaşam Alanları Daralmaktadır!
Eğitim Sen Genel Başkanı Zübeyde Kılıç’ın “Üniversitelerde Gerici-Faşist Baskılar Artmakta, Öğrencilerin Yaşam Alanları Daralmaktadır!” başlıklı basın açıklamasıdır. 18 Aralık 2009
Üniversitelerde Gerici-Faşist Baskılar Artmakta, Öğrencilerin Yaşam Alanları Daraltılmaktadır!
Son dönemde Türkiye’de hemen tüm toplumsal yaşam alanlarında ortaya çıkan gerilimler ve AKP döneminde ülkede giderek daha fazla baskıcı ve faşizan bir yönelime giren tahammülsüzlük ortamının artması, üniversiteleri de etkilemektedir. Bu baskıdan cesaret alan güçlerin son dönemde üniversite öğrencileri üzerinde kurmaya çalıştıkları şiddet yüklü yıldırma mekanizmasının örnekleri artarak devam etmektedir.
Son olarak İzmir’de 9 Eylül Üniversitesi Müzik Kulübü’nde çalışma yapan Serhat Şahin’in başına gelenler, gelinen noktanın vahametini gözler önüne seren ciddi bir örnektir. 9 Aralık Çarşamba günü, üniversitenin Dokuzçeşmeler Kampusü içinde yer alan Müzik Kulübü’nde çalışma yapan Serhat Şahin, ezan sırasında müzik çalışmasına devam ettiği gerekçesiyle önce cama vurularak çalışmasını kesmesi için uyarılmış ve ardından da kulüp çıkışında otobüs durağında ağır biçimde toplu saldırıya uğrayarak dövülmüştür. Olaydan sonra Serhat Şahin’in Buca Seyfi Demirsoy Devlet Hastanesi’nde yapılan muayeneleri ve çekilen tomografileri neticesinde sol elmacık kemiğinde, göz arkasındaki kafa kemiğinde ve burnunda kırıklar olduğu ve operasyon gerekliliği saptanmış; üstüne üstlük hastane kapısında bekleyen kardeşinin yanına gelen bazı kişiler tarafından abisinin öğrenci olduğu hatırlatılarak şikayetçi olmaması yönünde tehdit edilmişlerdir.
Üniversite içerisindeki tüm bilimsel, kültürel etkinliklerin dinsel kurallara göre uyarlanması yönündeki baskıcı zihniyetin dışavurumu olan bu saldırı, üniversiteler üzerinden yürütülen kampanyanın tek sesli, piyasacı ve gerici bir yeni üniversite sistemini yerleştirme yönündeki adımlardan bağımsız olmadığını da açığa vurmaktadır. Halihazırdaki anti-demokratik ve özgürlüklerden yoksun üniversite sisteminin daha baskıcı bir modelle ikame edileceğinin işaretleri, üniversitelerde öğrenciler üzerinde kurulan bu baskılardan rahatlıkla anlaşılabilmektedir.
Bu konuda bir diğer örnek, üniversitelerde öğrenciler üzerinde baskı ve denetim mekanizmasının son dönemde özel güvenlik görevlileri aracılığıyla pekişmesinin sağlanmasıdır. Özellikle üniversite açılışlarında öğrencilerin paralı eğitimi protesto eden demokratik gösterilerine üniversitelerin özel güvenlik görevlileri tarafından sert bir biçimde müdahale edilmiş; diğer yandan YÖK’ün geçtiğimiz aylarda Trabzon’da toplanan genel kurul toplantısını protesto eden Karadeniz Teknik Üniversitesi öğrencilerine de özel güvenlik görevlileri ağır bir saldırı ile karşılık vermişlerdir.
Son örnek ise, öğrencilerin yaşam ve etkinlik alanlarının demokratik olduğunun düşünüldüğü üniversite kampüslerinden biri olan ODTÜ’den gelmiştir. Geçtiğimiz haftalarda üniversite topluluk üyesi iki öğrenci, topluluk odasında özel güvenlik görevlileri tarafından sözlü ve fiziksel tacize uğramış, öğrenciler özel güvenlik görevlilerinin ağır hakaretlerine maruz kalmış, kız öğrenciye yapılan hakaretler sonucunda öğrenci psikolojik tedavi altına alınmıştır. Ayrıca özel güvenlikçiler, daha önce de Müzik Kulübü’ne benzer bir baskı yaptıklarını itiraf ederek, üniversitelerde topluluk öğrencileri üzerinde terör estirmenin yanında, kız ve erkek öğrencilerin aynı topluluk çatısı altında olmaları karşısında nasıl bir haremlik-selamlık zihniyetinin yerleştirilmek istendiğinin ipuçlarını da gözler önüne sermiştir.
Eğitim Sen, bu örneklerin münferit olmadığını bilmektedir. Türkiye’nin dört bir yanından, Elazığ’dan, Gaziantep’ten, Erzurum’dan, Sivas’tan gelen haberler, üniversitelerde bu baskının giderek arttığını, özellikle taşra üniversitelerinde farklı olmanın, farklı düşünmenin şiddet ve baskıyla cezalandırılmasının kural haline geldiğini gözler önüne sermektedir. Yaşananlar, üniversitelerde özgür bilimden ve bağımsız düşünen bir öğrenci gençlik profilinden rahatsızlık duyan bu baskıcı sistemin işaret fişeğidir.